SINIFTA 5 ZOR KİŞİLİK VE ONLARLA BAŞ EDEBİLMEDE İPUÇLARI

            Sevgili öğretmen arkadaşlarım, bu sene "zor" öğrencilerin bile derslere odaklanmasını sağlayabilmek için olumlu davranış yönetimini kullanmanız için sizlere bazı önemli saydığım noktaları vurgulamak istiyorum.
             Belirli türlerdeki öğrenci davranışları (her sınıfta görülmesine karşın yine de can sıkıcı olan) bu işi başarılması daha zor hale getirir. Buna rağmen sınıftaki en zor kişiliklerin bile hakları ve sorumlulukları dengeleyen olumlu disiplin yöntemlerine olumlu karşılık verdiğini bilmemiz gerekir.
            Bu yazıda aşağıdaki kişilik türleri için işe yarayan stratejileri bulacaksınız:
            1. Gevezeler
            2. Yapışkanlar
            3. Boykotçular
            4. Tartışmacılar
            5. Somurtkanlar

Yukarıda saydığım kişilik özellikleriyle sınıfta nasıl başa çıkılabileceğinizi gösteren hikâyeleri okuyalım.
           

1. GEVEZELER
             Öğretmen: "Emine ve Serap, Dersi anlatmaya çalışıyorum!"
            Emine: "Ama ben konuşmuyordum!"
            Öğretmen: "Emine, seni Serap ile konuşurken gördüm. Ben ders anlatırken konuşma. Dikkatini buraya ver."
            Emine: "Hocam yapmayın. Serap sadece bana çalışmayla ilgili bir soru sordu!"
            Öğretmen: "Beni dinle, kimin ne söylediği beni ilgilendirmez.
(Öğretmen doğal olarak sinirlenmiştir; özellikle Emine"nin ses tonundan ve el kol hareketlerinden dolayı.)
            Emine: "Ama Serap "
            Öğretmen: "Emine!" Bu yüksek ses tonunu söyle bir ifade izler: "Bir kelime daha söylersen..." ya da azarlayıcı bir tonda "... Bıktım usandım". Her iki durumda da zarar verici bir yan vardır.
            İZLENECEK STRATEJİLER
            • Olumlu bir yönlendirmede ya da anımsatmada bulunun ve ardından teşekkür edin.       

İstemediğiniz davranışa değil istediğinize odaklanın; Örneğin "Karışma" demek yerine "Teker Teker" ya da "Görgü kurallarımızı hatırlayalım" gibi. Yönlendirmeleri kısa tutun; sorun üzerinde çok fazla durmaktan kaçının. Buna ek olarak, davranış hedefimize daha uygun bir mesaj verdiğinden dolayı düzeltme yaparken bile "lütfen"e ek olarak kimi zaman "teşekkürler" sözcüğünü kullanmanın daha etkili olduğunu gördüm.
            • Ses tonunuzu ve beden dilinizi seçin.
            Öğrenciler tarafından nasıl duyulduğumuz büyük ölçüde bizim sözsüz davranış biçimlerimize bağlıdır. "Sessiz adımlarla lütfen, Teşekkürler" ifadesini alaycı bir ses tonuyla ve parmağınızı öğrencilere doğru sallayarak söyleme olumlu sözcüklerin hepsini bir çırpıda yok eder. Ses tonunuzu, bakışınızı, öğrenciye yakınlığınızı ve beden dilinizi sürekli kontrol altında tutun.
            • Stratejik aralar vermeyi deneyin.
            Öğretmenler dikkati çekmek ya da korumak istediklerinde duraklamaların bilinçli kullanımı yardımcı olabilir. Gerekli talimatı vermeden önce kullanılan bir ara öğrencilerin size bakmasını, sizi dinlemesini ve hemen ardından yanıt vermesini sağlayabilir. Öğretmen odanın diğer kösesinde konuşan iki öğrenciye seslendiğinde "Emine, Serap ne yapıyorsunuz?" büyük olasılıkla onlar yalnızca kendi adlarının söylendiğini duyacaklar, sorunun ne olduğunu anlamayacaklardır bile. Önce öğrencilerin adlarıyla (daha otoriter bir tonda) başlayıp bir ara verdikten sonra yönlendirmeyle devam etmek daha iyi fikirdir.
            • Nasıl yönlendireceğinizi bilerek dikkati asil konunun üzerinde tutun.
            Konuşan öğrencilerden önlerine dönüp konuştuğunuz sürece dinlemelerini isteyerek dikkatimizi birincil davranış sorununa (bizim öğretme ve diğerlerinin öğrenme haklarını öncelikle etkileyen davranış biçimi) vermiş oluruz. Öğrenciler tartışır ya da surat asarlarsa bu davranış sırası gelmeden konuşma sorununa yönelik olmaz. Yeniden yönlendirme, ikincil konulara dikkatimizi vermek yerine kurallara, haklara veya verilen talimatlara odaklanma seklidir. Öğrencilerin görüşlerine bir parça katılıp (öğrencilerin duygularına değer verip) sonra çabucak asil konuya dönerek bunu yapabilirsiniz.
            UYGULAMALI STRATEJİLER
            Öğretmen ödevi açıklarken Emine ve Serap özel olarak konuşup diğerlerini rahatsız ediyorlar. Öğretmen konuşmayı keser. Kimi zaman bilinçli olarak yapılan bir duraklamanın tek basına öğrencilerin dikkatini çekmeye yettiğinin farkındadır — ama bu sefer ise yaramaz. Bu yüzden o kızlardan önlerine dönüp dinlemelerini ister: "Serap. . . Emine. . . Lütfen önünüze dönüp dinleyin, teşekkürler." Emine darılmış bir şekilde "ama biz sadece ödev hakkında konuşuyorduk" der. Bu noktada öğretmen söylenen şeyin doğru olup olmadığıyla ilgilenmez. Konuyu başka bir yöne çevirir:
            "Ders hakkında konuşuyor olabilirsiniz ama önünüze dönüp dinlemenizi istiyorum, teşekkürler. Bu anlattıklarımızı bilmeniz gerekiyor." Emine"nin kırgınlığı ya da küslüğü sürerken (ama sesini çıkarmadan) öğretmen dikkatinizi sınıfın geri kalanına verir ve konuşmasına kaldığı yerden devam eder.


            2. YAPIŞKANLAR
            Bir sonraki tiplememizde küçük sınıflardan birindeki kompozisyon dersinde öğrencilerin basındayız. Halit sınıfın diğer yanından seslenir.
            Halit: "Öğretmenim, öğretmenim, bakar mısınız?"
            Öğretmen: "Bir dakika Halit."
            Halit: "Ama öğretmenim bundan sonra ne yapacağımızı bilmiyorum!"
            Öğretmen: "Dinle, ayni anda hem orada hem burada olamam değil mi?"
            Halit: (ağlamaklı bir tonda) "Ama öğretmenim. . ."
            Öğretmen: "Tamam, tamam!" Öğretmen, onun her çağırısında kendisine yardımcı olmaya gideceği gibi asilsiz bir düşünceyi kuvvetlendirerek ona yardımcı olmaya gider.
 

  <Sonraki Sayfa>