Milli his ile
dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin milli ve zengin
olması, milli hissin gelişmesinde başlıca etkendir. Türk
dili, dillerin en zenginlerindendir. Yeter ki, bu dil şuurla
işlensin. Ülkesini, yüksek bağımsızlığını korumasını bilen
Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan
kurtarmalıdır.
Bir dinin tabiî
olması için akla, fenne, ilme ve mantığa uygun olması
lazımdır.
Her fert
istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus
siyasi bir fikre sahip olmak, seçtiği bir dinin icaplarını
yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetine sahiptir. Kimsenin
fikrine ve vicdanına hakim olunamaz.
Türk Milletinin
istidadı ve kesin kararı medeniyet yolunda, durmadan,
yılmadan ilerlemektir.
Medeni olmayan
insanlar, medeni olanların ayakları altında kalmaya
mahkumdurlar.
Büyük dinimiz
çalışmayanın insanlıkla hiç ilgisi olmadığını bildiriyor.
Bazı kimseler çağdaş olmayı kâfir olmak sayıyorlar. Asıl
küfür onların bu zannıdır. Bu yanlış tefsiri yapanların
maksadı İslâmların kâfirlere esir olmasını istemek değil de
nedir? Her sarıklıyı hoca sanmayın, hoca olmak sarıkla
değil, dimağladır.
Arkadaşlar,
efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti
şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En
doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır.
Medeniyetin emir
ve talep ettiğini yapmak insan olmak için yeterlidir.
Biz dünya
medeniyeti ailesi içinde bulunuyoruz. Medeniyetin bütün
icaplarını tatbik edeceğiz.
Bizim devlet
idaresinde takip ettiğimiz prensipleri, gökten indiği
sanılan kitapların dogmalarıyla asla bir tutmamalıdır. Biz,
ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya
hayattan almış bulunuyoruz.
Milletimiz her
güçlük ve zorluk karşısında, durmadan ilerlemekte ve
yükselmektedir. Büyük Türk Milletinin bu yoldaki hızını, her
vasıtayla arttırmaya çalışmak, bizim hepimizin en kutlu
vazifemizdir.
İnsan topluluğu
kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabil
midir ki, bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini
ihmal edelim de kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin? Mümkün
müdür ki, bir cismin yarısı toprağa zincirlerle bağlı
kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin?
Ey kahraman Türk
kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere
yükselmeye layıksın.
Anaların bugünkü
evlatlarına vereceği terbiye eski devirlerdeki gibi basit
değildir. Bugünün anaları için gerekli vasıfları taşıyan
evlat yetiştirmek, evlatlarını bugünkü hayat için faal bir
uzuv haline koymak pek çok yüksek vasıflar taşımalarına
bağlıdır. Onun için kadınlarımız, hattâ erkeklerimizden çok
aydın, daha çok feyizli, daha fazla bilgili olmaya
mecburdurlar; eğer hakikaten milletin anası olmak
istiyorlarsa.
Ben icap ettiği
zaman en büyük hediyem olmak üzere, Türk Milletine canımı
vereceğim.
Gençler
cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz, almakta
olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık ve medeniyetin,
vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali
olacaksınız. Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz.
Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak
sizsiniz.
Yüksek Türk!
Senin için yüksekliğin hududu yoktur. İşte parola budur.